Geçici Görevlendirme Nasıl Uzatılır? Edebiyatın Işığında Bir Yolculuk Giriş: Kelimelerin Gücü, Görevlendirmenin Sessiz Dönüşümü Bir cümlenin, bir karakterin, bir mektubun dünyayı değiştirebildiği o büyülü edebiyat sahnesini düşünün. Kelimeler, bazen bir isyanın kıvılcımı, bazen bir kabulün sessizliği olur. İşte geçici görevlendirme de bürokrasinin soğuk duvarları arasında, aslında bir “anlatı” barındırır. Bir insanın yerinden, alışkanlıklarından, aidiyetinden geçici olarak koparılması; tıpkı bir romanda kahramanın sürgününe, arayışına, yeniden doğuşuna benzer. Ve bu hikâye, zaman zaman uzatılmak ister — tıpkı bir romanın ikinci cildi gibi. Edebî Bir Bakış: Görevlendirmenin Hikâyesi Her geçici görevlendirme bir “yolculuk anlatısıdır”. Kahramanımız —bir kamu çalışanı, bir öğretmen, bir memur— alıştığı…
14 YorumRenkli Bakışlar Yazılar
Bulmacada Görgüsüzce Ne Anlama Gelir? Görgüsüzlük Kavramının Kökeni Görgüsüzlük kelimesi, Türkçede genellikle “aşırı gösteriş merakı, ölçüsüzlük ve estetikten yoksunluk” anlamlarında kullanılır. Sözcüğün kökü olan “görgü”, Osmanlıca’daki “tecrübe, bilgi, toplumsal davranış bilgisi” anlamlarından gelir. Zamanla “görgülü” terimi, toplum içinde uygun davranışlar sergileyen kişileri tanımlarken; “görgüsüz” ise tam tersine, toplumun kabul ettiği ölçülere uymayan, zevksizce davranan kişileri anlatmak için kullanılmaya başlanmıştır. Bu kavram, özellikle modernleşme sürecinde sınıflar arası kültürel farkların artmasıyla daha sık tartışılır hale gelmiştir. Sanayi Devrimi sonrasında Avrupa’da yükselen burjuvazi sınıfının gösterişçi yaşam tarzı, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinde de benzer şekilde “görgüsüzlük” olarak nitelendirilmiştir. Bulmacalarda “Görgüsüzce” Nasıl Kullanılır? Bir…
14 YorumBir zamanlar, kalabalığın içinde bile kendi hikâyesini arayan bir kadın vardı: Elif. Gözlerinin içi gülerdi, ama aklı hep başka diyarlarda dolaşırdı. Yeni fikirler, yeni insanlar, yeni duygular… Elif tipik bir ENFP’ydi — tutkuyla dolu, sezgilerine güvenen, dünyayı daha renkli gören bir ruh. Ama bir soru zihninde hiç dinmezdi: “Ben en çok kimle anlaşırım?” Belki sen de Elif gibisin; kalbinde fırtınalar, aklında bin plan… ve bazen sadece seni ‘anlayan’ birine ihtiyaç duyuyorsun. Bir ENFP’nin Kalbine Giden Yol Bir akşam, Elif bir arkadaşının davetinde tanıştı: Baran’la. Sessizdi ama dikkatli. İnsanları dinlerken gerçekten duyanlardandı. Elif’in enerjisine karşı bir denge gibiydi — Baran bir…
6 YorumGeçen gün bir arkadaşım bana “Baladız” kelimesini kullandı. İlk duyduğumda, kulağa oldukça tuhaf geldi, ama bir şekilde içimde bir merak uyandırdı. Hani bazı kelimeler vardır, hep duyduğunuz ama tam olarak ne anlama geldiğini bilmediğiniz. İşte “baladız” da onlardan biriymiş. Çevremde birileri bu kelimeyi sıkça kullanıyordu ve ben de bir şekilde bu gizemli kelimenin peşinden gitmek istedim. Şimdi, size bu kelimenin ardındaki anlamları, kökenleri ve belki de gelecekteki etkilerini keşfetmek için yola çıktığım o yolculuğu anlatacağım. Baladız: Anlam ve Köken “Baladız” kelimesi, Türkçede eski dönemlere dayanan bir kullanıma sahip bir terimdir. Aslında Türkçe’nin kökenlerine baktığımızda, “baladız” kelimesinin “bal” (yani tatlı) ve…
8 YorumKafa Sesi Oktava Dahil mi? Müzikte Sesin Sınırları ve Bilimsel Arka Planı Müzikte sesin gücü, sadece duyulan notalarda değil, insanın bedeninde yankılanan titreşimlerde gizlidir. “Kafa sesi oktava dahil mi?” sorusu, ilk bakışta teknik bir merak gibi görünse de aslında sesin doğasını, insan bedeninin sınırlarını ve müziğin akustik yasalarını anlamaya yönelik derin bir sorgulamadır. Kafa sesi, şarkıcının ses tellerini farklı biçimlerde titreştirerek daha yüksek frekanslarda ses üretmesini sağlar. Bu ses bölgesi genellikle doğal ses aralığının üst kısmına denk gelir. Ancak tarih boyunca “bu ses oktava dahil midir?” tartışması, hem müzik teorisyenleri hem de ses pedagojları arasında farklı yaklaşımlarla ele alınmıştır. Tarihsel…
6 YorumGöç Nedir ve Kaça Ayrılır? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Anlamak Bir eğitimci olarak her yeni konuyu işlerken, sadece bilgi aktarmayı değil; öğrencinin düşünme biçimini, empatisini ve dünyayı algılayışını dönüştürmeyi amaçlarım. Göç konusunu ele almak da böyledir. Çünkü göç, sadece bir yer değiştirme eylemi değil; öğrenmenin, uyumun ve yeniden doğuşun bir ifadesidir. Tıpkı öğrenme sürecinde olduğu gibi, göç de bireyi ve toplumu dönüştürür. Peki, göç nedir ve kaça ayrılır? Bu sorunun yanıtı, hem tarihsel hem de pedagojik bir derinlik taşır. Göçün Tanımı: Bir Öğrenme ve Uyum Süreci Göç, insanların çeşitli nedenlerle yaşadıkları yerlerden başka bölgelere, ülkelere ya da kıtalara kalıcı veya geçici…
12 YorumGölevez Yer Elması mı? Zihin, Algı ve Kimlik Üzerine Psikolojik Bir Yolculuk Bir psikolog olarak, insanların yalnızca davranışlarını değil, düşüncelerinin ardındaki bilişsel süreçleri de merak ederim. Bir gün bir danışanım, elinde tuttuğu garip biçimli bir bitkiyle bana “Gölevez yer elması mı?” diye sorduğunda bu soru, yüzeyde basit bir merak gibi görünse de, zihnin derinliklerinde çok daha fazlasını temsil ediyordu. Çünkü bazen bir bitkiyi tanımlamaya çalışırken, aslında kendimizi tanımlamaya çalışırız. Bilişsel Psikoloji Perspektifi: Zihin Neden Kategorize Etmek İster? İnsan zihni düzeni sever. Bilinmezlik kaygı yaratır; bu yüzden her şey bir kategoriye yerleştirilmek istenir. Gölevez ile yer elması arasındaki karışıklık da bu…
14 YorumHanım Filminin Sonunda Ne Oluyor? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Analiz Bazı filmler vardır, bir kez izlediğinizde bile uzun süre etkisinden çıkamazsınız. “Hanım” tam da bu türden bir film. Kadın kimliği, toplumsal roller, özgürlük ve içsel direniş gibi evrensel temaları derin bir yerel dille anlatan bu yapım, her izleyicide farklı bir yankı bırakıyor. Bu yazıda, “Hanım”ın sonunda ne olduğunu tartışırken, aynı zamanda bu sonun farklı kültürlerde nasıl algılanabileceğine ve filmdeki dinamiklerin küresel anlamda ne ifade ettiğine birlikte göz atalım. Hanım Filminin Özeti ve Temel Çatışması “Hanım”, toplumsal baskılarla şekillenmiş bir kadının iç dünyasına derin bir yolculuk sunuyor. Film boyunca Hanım’ın…
6 YorumKokunun aşk, anı ve kahkaha ile birleştiği bir yazıya hoş geldiniz! Sabah uyanıp kahvenizi elinize aldığınızda burnunuza gelen o çiçek kokusunu düşünün. Hani bazen bir gülün kokusu sizi eski bir aşk mektubuna, bir yaseminin kokusu çocukluğunuzdaki yaz akşamlarına götürür ya… İşte bugün o kokuların peşine düşüyoruz. Ama sakin olun, bu yazıda yalnızca bilim değil, biraz kahkaha da var! Çünkü çiçek kokularını listelemek, romantiklerin duygusal savunma alanı; pragmatiklerinse “piyasadaki en kalıcı koku hangisi?” diye araştırdığı bir bilim dalıdır. Erkekler stratejiyle koklar, kadınlar hissederek Bir araştırmaya gerek yok; bahçeye birlikte çıkan bir çift bu farkı hemen kanıtlar. Erkek çiçek koklarken: “Bu hangisiydi?…
12 YorumGlikojen Hangi Organda Depolanır? Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Enerji İhtiyacı Üzerine Bir Sosyolojik Analiz Sosyolojik bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıların bireylerin biyolojik süreçleriyle olan etkileşimlerini her zaman merak etmişimdir. Sosyal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler, yalnızca günlük yaşamlarımızda nasıl hareket ettiğimizi şekillendirmekle kalmaz, aynı zamanda vücudumuzun biyolojik işlevlerini de bir biçimde etkiler. Bu yazıda, basit bir biyolojik soru olan glikojenin hangi organda depolandığı sorusunu ele alacak ve bunu toplumsal yapılar üzerinden tartışacağım. Glikojen, vücutta enerji depolama işlevi görür ve başlıca karaciğer ile kaslarda bulunur. Ancak, bu biyolojik gerçek üzerine düşündüğümüzde, toplumsal cinsiyet, aile yapıları ve iş gücü gibi faktörlerin,…
10 Yorum