İçeriğe geç

Tarih arasına kısa çizgi konur mu ?

Tarih Arasına Kısa Çizgi Konur mu? Bir Anın Arasında Kırılmak

Bazı anlar vardır ki, zaman dilimlerinden çok daha fazlasını hissedersiniz. O an, sanki bir çizgiyle bölünmüş, geçmiş ve geleceği birbirinden ayıran bir boşluk gibi gelir. O yüzden bazen düşünüyorum: Tarih arasına kısa çizgi konur mu? Ama belki de soruyu yanlış soruyorumdur. Çünkü o an, bir çizgiye ihtiyacı olan tek şeydir: Senin duyguların, anın anlamı, her şey.

Bir Gün Daha…

Kayseri’de, soğuk bir sonbahar sabahında uyanmıştım. Gözlerim hala uyku ile uyanıklık arasında bir yerdeydi. Saatin sesini duydum ama bir türlü anlamadım. Gözlerimi bir an açıp, pencereyi araladım. Hafif bir rüzgar yüzüme vurdu, içimden bir şeyler kıpırdadı ama bir türlü tam olarak uyanamadım. “Bugün de böyle geçecek,” diye düşündüm. Sonra gözümün önünde, odanın duvarında takılı olan o tarihi takvim göz kırptı bana.

Her gün orada asılıydı. O günün tarihi, bir öncekiyle arasında hiçbir fark yoktu gibi. Ama bu defa bir şey vardı. Geçmişin ve şimdinin arasına bir çizgi çekilseydi, o çizgi nerede başlar, nerede biterdi? Bir gün önce, birkaç gün önce olanlarla şimdiki zamanın birbirine nasıl bağlandığını düşündüm. Tarih arasına kısa çizgi konur mu? Kendi kendime sordum. O kadar basitti ki… “Evet,” dedim içimden. “Ama bu çizgi bir köprüye dönüşseydi, ne olurdu?”

Bir Telefon, Bir Ses ve Bir Kaybolan An

O gün biraz daha farklıydı. O kadar normal başlamıştı ki, ama içimde bir şeyler garipti. Saat öğleye yaklaşırken, telefonum çaldı. Adını görünce içimde bir şeyler titredi. O kişi, eski bir dostumdu, uzun zamandır görüşmediğimiz bir arkadaşım. Konuştukça sesini, sesinin tonunu özlediğimi fark ettim. Birkaç dakika sohbet ettik. Ama sonra… konu değişti. Birdenbire ona sormak istediğim bir soru geldi aklıma.

“Geçen hafta, hatırlıyor musun?” dedim.

O gün, birbirimize sarılıp, eski zamanları konuştuğumuz o anı kastetmiştim. Ama sesinin tonunu, cümlesindeki sessizliği dinlerken, sanki tüm geçmişin ve şimdiki anın arasına büyük bir boşluk düşmüş gibiydi. “Evet, hatırlıyorum ama…” diye başladı, sonra durdu. O an, geçmişin hafif rüzgarla savrulmuş hatıralarını almak gibi bir şeydi.

Bir yanda biz, birkaç yıl önce burada yaşadığımız bir anı hatırlıyor, diğer yanda her şey silikleşiyordu. Tarih, belki de bir çizgiyle birleştirilen ve kesilen anlardan ibaret oluyordu. Tarih arasına kısa çizgi konur mu? sorusunu tekrar düşündüm. O çizgiyi gerçekten koymalı mıydım?

Bir Zaman Çizgisi, Bir Kaybolan Gelecek

Ve sonra bir hafta sonra, sadece bir çizgi gibi gördüğüm bir başka olayla karşılaştım. Bazen insanı en çok yaralayan şey, geçmişin ve geleceğin arasındaki mesafe olmuyor; o mesafeyi anlamaya çalıştıkça oluşan boşluk insanı gerçekten kırabiliyor.

O hafta sonu, evdeki bir eski kutuyu karıştırırken bir fotoğraf buldum. Birlikte gülümsediğimiz bir fotoğraf. Geçmişi hatırlatırken, o günlere dönmenin ne kadar zorlu bir şey olduğunu düşündüm. O fotoğrafın arasına bir çizgi çizmiş olsaydım, belki de o geçmişin anlamını başka bir yere koyardım. Ama tam orada, o çizgiyi çizecek gücüm yoktu.

Sonra, bir gün akşam vakti, bir kafe sohbetinde yine aynı soruyu sordum. “Tarih arasına kısa çizgi konur mu?” Bu sefer, arkadaşım bir şeyler söyledi. “Belki de tarih, aslında her zaman bir çizgi değil; birbirinden kopuk noktalar.” dedi. Birden o çizgiyi koymanın gerekmediğini fark ettim. O an, geçmişin ve şimdinin tamamen iç içe geçtiğini anlamaya başladım. O çizgiyi koymanın, aslında sadece bir anın kaybolmasına neden olduğunu fark ettim.

Ve birden, Kayseri’deki o eski, bilindik sokaklar gözümde belirdi. O anı yaşadığımda, geçmişin hemen yanı başında, şimdinin tam ortasında bir yerdeydim. Bir tarih, sadece o anı içinde barındırıyordu. Belki de çizgiye gerek yoktu. Ya da belki de, o çizgi zaten her zaman vardı, ama biz görmüyorduk.

Bir Çizgi Arasında, Bir Anın Kapanışı

Bazen bir çizgi, bir anın kapanışıdır. Belki de bir çizgi, geçmişin izlerini temizler, şimdiyi daha anlaşılır kılar. Ama bir çizgi, aynı zamanda her şeyi birbirine bağlayıp, bütünleştirir. O yüzden, tarih arasına kısa çizgi konur mu sorusunu sormak belki de yanlıştı. Çünkü her şey birbirine bağlıydı. Bir çizgi, bir bağlantıydı ve o bağlantı, her anı anlamlı kılıyordu.

Bir gün, Kayseri’nin sokaklarında bir başıma yürürken, bu yazıyı yazacak kadar cesaret buldum. İçimdeki duygu, o çizginin ne kadar önemli olduğunu gösterdi bana. Geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek… Bunlar hep bir aradaydı. O yüzden tarih arasına çizgi koymak bir çözüm değildi; çünkü tarih zaten en güzel şekilde bir çizgiye dönüşüyordu.

Ve o anı düşündükçe, yüzümde bir gülümseme belirdi. Tarih, bir noktada kaybolsa da, her şeyin ne kadar önemli olduğunu hissedebiliyordum. Her şey bir noktada birleşiyor, bir çizgiye dönüşüyordu.

Artık sorumu sormuyorum: Tarih arasına kısa çizgi konur mu? Çünkü biliyorum ki, bir çizgi her zaman vardı, her zaman da olacak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://tufti.net https://metekaplastik.com.tr https://mekamakine.com.tr Sitemap
tulipbetelexbett.netTürkçe Forum